Hafıza filmi hakkında çok fazla açıklama ve film yorumunun bulunmaması bu konu hakkında yazılması için oldukça davetkar bir durum olmaktadır.

Konu ve ana tema olarak peşinden gidilen durum ise bir ölümdür. Ölen kişi son teknolojiye sahip insanların saf hatıralarını bulup çıkaran bir hafıza ayıklama makinesini icat eden bilim insanı Gordon Dunn'dur. 

Ofisinde ölü bulunan Gordon'un yakın bir arkadaşı gibi davranan Sam Bloom (Peter Dinklage) ise bu anlamlandırılamayan olayı çözmek için elinden geleni yapmaya karar verir. Çünkü Gordon (Martin Donovan) tarafından icat edilen hafıza aracı oldukça ilgi çekicidir. Her hangi bir kullanıcı için geçmişine yönelik sözde objektif bir pencere açılmasına imkan tanır. Bunu yaparken kişisel bir ön yargı engeli ile doğal unutkanlık engelleri olmadan tamamen gerçek olan geçmişinizdeki hatıraları görmenizi sağlar. 

Cihazın İlginç Yönleri

Daha da iyisi: doğrudan kullanıcıların beyninden kaydedilmiş görüntüleri izlerken, geçmişini tekrar ziyaret eden kişinin konumunu üstlenirsiniz. Kamera görüntüsü gibi geçmişte kullanıcının katıldığı bir doğum günü partisinden, fiziksel yakınlık kurduğu kişilere, hatta sevdiklerinle olan kibir çığlıkları gibi ana yaşam olaylarını gözlemlediklerini gösteriyor. Yönetmen (Mark Palansky) bu fikirle yetinmeyerek izleyenleri daha da ilginç boyutlara taşıyor. Sam'in keşif ve araştırma sürecinde neredeyse tümüyle kendisiyle ilgilendiği için pişmanlık duyan, Gordon'un hastaları ile alakalı akıl almaz derecede kışkırtıcı yansıma anları ve fütüristik olay yokken, bunun yerine neredeyse anılarının tamamının pişmanlık ve gelecek hayalleri ile alakalı olduğuna da yer veriliyor.

Sam'in Acemi Dedektiflik Deneyimi

Film Sam'in acemi dedektifleri andıran maceraları ile devam ediyor. Bir yabancı gibi dışarıdan bir sanat galerisini izleyen Sam, bu olayın resmi olarak cinayet kabul edilmemesine aldırmadan olayı araştırmaya devam ediyor. Gordon'dan geriye kalan mirası şirketi olan Cortex'i olumsuz şekilde etkileyeceğini bilen bencil bir bürokrat olan Lawton ile sinirli bir adam olan Henry bu konuda endişelenmeye başlıyor. Sam'in ilk olarak yaptığı şey ise Gordon'un eski eşi olan dul Carolayn ile bir görüşme oluyor. Bu görüşmenin amacı hafıza prototipini çalmak ve Gordon'un hastalarını takip etmekti.

Sam araştırma süreci boyunca şüphelendiği insanlara ve aile üyelerine kendi kimliği hakkında yalan söyleyerek yol almaya devam ediyor. Gordon ile olan ilişkisini saklamaya ve farklı isimler kullanmaya başlıyor. Aslında Sam Carolayn ile görüştüğü sırada Gordon ve Sam arasındaki ilişkinin nasıl başladığına dair bilgi paylaşımı sunuluyor. Bir fırtına sırasında tesadüfen bir hotel barında tanışan ikili çok fazla suda ıslandıktan derin bir bağ kurduklarını anlatıyor. Film sırasında yönetmen Gordon'un hafızasındaki Sam'le alakalı olaylardan kesitler sunmaya devam ediyor. Bir anı kesitinde bir erkek atlet zatürre geçirecek kadar çok yağmur altında kaldığında bile Sam ve Gordon buna gülecek nedenler bulabiliyor.

Filmin Olumsuzlukları

İki yazar tarafından gerçeklik ekseninde yazılan bir senaryo olması bazı noktaların kopuk kalmasına neden oluyor. Karakterlerin kendilerini görme şekilleri ile gerçek arasındaki bağın kurulması konusunda daha fazla zaman ayrılması gerektiği görülüyor. Karakterlerin yaşadıkları kararsızlık anları tam olarak hatırladıkları gibi aktarılabilirdi. Ya da karakterler bir zamanlar oldukları insanları tanımıyor gibi davranabilirdi. Filmin sonunda Sam bir buluşu bulduğunda çözüme mi ulaştığı yoksa odaklandığı şeyin başından beri bu olup olmadığı konusunda bir bilgi verilmiyor. Bir kaç olumsuzluğa rağmen harika bir film olduğunu söyleyebilirim. İzlemenizi tavsiye ederim.   

web-sitesi-fiyatlari

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları