Hüseyin Çelik 2018 Haziran ayında İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu ve mezun olur olmaz da WAT ile A.B.D’ye gitti. İşte onun W.A.T yolculuğu.

Work and Travel programına katılmaya nasıl karar verdin?

2016 yılında KYK dan bir  arkadaşımın bu programla Amerika’ya gitmesi ile WAT programı ile tanıştım. Hali hazırda o dönem ingilizce kursunda genel ingilizce eğitimi almaktaydım ve bu aldığım İngilizce eğitimini pekiştirebileceğim, pratik yapabileceğim bir arayış içindeydim.  Tabi işin ekonomik boyutu da önem arz ediyordu. Bu işi en ucuz nasıl halledebilirim diye düşünmekteydim ve WAT’ın tam da aradığım şey olduğuna karar verdim Hem Amerika’yı gezecektim hem de bol bol ingilizce pratik yapabilecektim.

Work and travel’a nasıl başvurdun?

Work and travel’a nasıl başvurdun?

Öncelikle bu programla Amerika’ya giden arkadaşımla görüştüm ve daha sonra internetten araştırma yaptım. WAT programını yapabilmeniz için Türkiye’de bu işi yapan aracı şirketle beraber hareket etmek zorundasınız .İnternet'te bu işi yapan şirketler arasından bir liste oluşturdum ve ofislerine gidip görüşmeler gerçekleştirdim. Hem ucuz olsun hem de kaliteli olsun diyerek ortalama bir şirkette karar verdim.  

Work and travel’a gitmeden önce ne kadar para ödedin?

Tam olarak 1950 dolar ödeme yaptım. Bu 1950 doların içerisinde cep harçlığı hariç diğer bütün masraflar vardı uçak bileti, vize ücreti, şirkete aracılık yapması için ödenen para vs.

Vize görüşmesi nasıl geçti?

Vize görüşmesi nasıl geçti?

Vize görüşmesine girmeden önce daha önce görüşmeye girenlerden bilgi almak adına açılmış facebook grupları vardı. Öncelikle bu gruplara girip daha önce ne sormuşlar, görüşme esnasında nasıl davranılması gerektiği ile ilgili bilgiler topladım görüşmeye hazırlandım. Orta seviyede bir ingilizceniz varsa hiç kasmayın. Zaten şirketiniz de görüşmeden önce sizi bu konuda bilgilendiriyor. Ve sonunda o büyük gün geldi çattı facebook grubunda asyalı bir vize görevlisinin vize vermemesinden bahsedilmekteydi şans bu ya bana da o asyalı görevli denk geldi. Hem son sınıf öğrencisi olmamda ekstra bir dezavantaj oluşturmaktaydı hem de zor vize veren bir memura denk gelmiştim. Görüşme aşağı yukarı 15 dakika kadar sürdü ki bu ortalamanın fazlasıyla üzerindeydi. Görüşme tamamen ingilizce gerçekleşti. Şunu da belirteyim ki en azından pre-intermediate seviye bir ingilizceniz yoksa bu programa başvurmayın bile. Görüşme sonrasında bana sarı kağıt denilen bir belge verildi bu sarı kağıt güvenlik soruşturması anlamına gelmekteymiş. Oturup güvenlik soruşturmasının sonlanmasını bekliyorsunuz eğer arkabalarınız falan daha önce amerika da bir suça bulaşmadıysa korkacağınız bir şey yok vizeyi aldınız demektir. Fakat görüşmeden hemen sonra mail hesabınıza bir mail geliyor ve bu mailde sizin sosyal medya hesaplarınız falan isteniyor orda yazan bilgileri eksiksiz doldurup göndermeniz gerekiyor. Benim şirketim sağolsun benim mail adresimi yanlış verdiği için bana böyle bir mail gelmedi daha sonra kendi çabalarımla konsoloslukla yaptığım telefon görüşmeleri sonucunda bu problemi çözmüş oldum. Ve sonuç olarak gecikmeli de olsa vizemi almış bulunmaktaydım!

Amerika’daki ilk günün nasıl geçti?

Öncelikle size totalde 13 saat süren uçuş maceramdan bahsetmek istiyorum. 6 Haziran sabahı saat 07.55 de İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan kalkışlı Türk Hava Yolları uçağıyla Frankfurt’a uçtum. Frankfurt havalimanı devasa bir yer. İçerisinde ulaşımı metro tarzı raylı bir araçla sağlıyorsunuz. Bir iki saatlik bir beklemenin ardından NewYork uçuşunun gerçekleşeceği kapıya doğru hareket ettim. Görevliler beni karşıladı ve bi kaç soru sordu. Görevlinin Hindistanlı olmasından dolayı tuhaf bir aksanı vardı ve ben tabi hiçbir şey anlamadım. Zaten doğru düzgün bir ingilizcem yok aksilik ya Allah’ın Hintlisi buldu beni. Bir kaç soru sordu sonra ben afal afal bakınca sinirlendi ve geçişime izin vermedi. Daha sonra beni bir odaya yönlendirdi burada çantamda ve üzerimde detaylı arama yapıldı, çantama da kimyasal bir madde sürdüler. Sonradan öğrendime göre bu madde ile çantanın üzerinde herhangi bir barut tozu vs patlayıcı yapımında kullanılmış olabilecek madde var mı yok mu onu kontrol ediyorlarmış. 

Ben tabi bu işlemler yapılırken bi heyecanlandım, panik oldum ne oluyoruz lan dedim. Ta ki alman görevli Türkiye hakkında bi kaç şey söyleyene kadar.  Adam bildiğin FETÖ’ye falan sövdü. Bu arada Alman görevli Türk asıllı falan değil bildiğiniz Alman sanırım Türk arkadaşları varmış onlardan birkaç Türkçe küfür de öğrenmiş. Velhasılıkelam görevli abi ortamı yumuşattı gidebilrsin dedi bana da bir rahatlama geldi aldım çantamı yol aldım Newyork uçağıma doğru. Frankfurt’tan JFK’ya olan uçuşumuz aşağı yukarı 9 saat sürdü. Bu uçuşu United Airlines ile yaptım ve hiç memnun kalmadım tavsiye etmiyorum arkadaşlar! Yolculuk o kadar uzun olunca haliyle acayip derecede sıkılıyorsunuz benden size tavsiye bulmaca ya da bir kitap falan ne bulursanız alın yanınıza.  Ayrıca yaz mevsimi olmasına rağmen fena halde soğuktu, battaniye ile durdum bütün uçuş boyunca. Newyork’a varır varmaz diğer WAT cı arakdaşlarla karşılaştık. Ayak üstü sohbet ettik ve son uçuş olan Virginia’ya doğru yola koyulduk. 1 saatcik bir uçuşun ardından danışmanımız bizi karşıladı ve bizi evlerimize götürdü. 

Hangi bölgeyi seçtin? Nedeni nedir?

Virginia Beach’e gitmiştim. Açıkçası seçmedim bizim şirket sadece buraya götürüyordu. Başka seçeneğim yoktu… Dilerseniz biraz Virginia Beach hakkında bilgi vereyim. Virginia Beach’i bizim bodrum falan gibi düşünün. Amerika’lılar tatil için geliyorlar bu şehre. Virginia Beach’in Atlantik Okyanusuna kıyısı var gayet güzel ve uzun mu uzun bir plajı vardı fakat su yüzmek için pek elverişli değildi. Genelde yazları dahi sürekli yağış alan bir yer. Para kazanmak için WAT yapacaksanız kesinlikle tavsiye etmem. Asgari ücret saatlik 7.25 dolardı ve ikinci iş seçeneğiniz gerçekten yok denecek kadar az. Ama insanları gayet samimi, sıcak kanlı kimseler eğer ben giderim hem dilimi geliştiririm hem arkadaş edinirim keyfime bakarım diyorsanız varın gidin kaçırmayın.

Aracı kuruluş orada sana yardımcı oldu mu? Sizinle İletişim halinde oldular mı?

Eh işte ne oldu ne olmadı. WAT yapıp da şirketinden memnun olan kimse duymadım.

Evi şirket mi ayarladı yoksa kendin mi buldun?

Şirket ayarladı. Ama keşke ayarlamasaydı. Evler hem pisti hem de bize verdikleri yataklar senelerdir kullandıkları yataklarmış geceleri sırtıma teller bata bata 3 ay geçirdim… Hamam böceği problemi de cabası. Kendim bulsaydım evi aynı paraya çok daha iyi şartlarda bir evde kalabilirdim. 

Ev arkadaşların kaç kişiydi? Hangi ülkelerden gelmişler?

Hepsi Türktü. 8 kişi kaldık. İmkanınız var ise Türklerle aynı evde kalmayın. Ayrıca Amerika’daki Türklerden uzak durabildiğiniz kadar uzak durun. Hepsi bir şeyler koparma peşinde.

Ev ortamı nasıldı?

Umarım iyi arkadaşlarınız olur. Bana öyleleri denk gelmedi ve kaldığım süre boyunca temizlik problemi ile uğraştım… Koyduğum noktalardan ne acılar çektiğimi artık siz tahmin edin.

Work and travel işleri nelerdir? Ne iş yaptın?

Work and travel işleri nelerdir? Ne iş yaptın?

Genelde lifeguardlık, mutfak işleri, housekeeping, kasiyerlik tipi işler oluyor. Ben bir su parkının restoran bölümünde dondurulmuş pizzaları ısıtıyordum fakat genel olarak temizlik işleri ile falan da ilgilendim. Temizlik dediysem öyle abartılacak bir şey de değil çalıştığımız alanı temizliyorduk.

Amerika’da aylık ne kadar para kazandın?

Ben A.B.D’de asgari ücretin en düşük oduğu eyaletteydim dolayısıyla da aldığım ücret çok düşüktü saati 7.25 dolara çalışıyordum üstelik fazla mesai yapınca da eksta bir para falan verilmiyordu. Köleydim yani.

Kazandığın para sana yetiyor muydu?

Normal şartlarda bana verilen haftalık çalışma saati 45 saat falandı eğer bu şekilde çalışsaydım saadece yeme içme kira parasını çıkarabilirdim. Fakat ben aynı zaman da A.B.D’nin hem doğusunu hem batısını gezmek istediğim için baya bir para biriktirmem gerekiyordu bu yüzden ikinci iş buldum bazen haftada 85 saat falan çalıştığım oluyordu.

Gitmeden önceki ve sonrası ödediğin ücretleri kazandıklarınla çıkarabildin mi?

Hayır bunu yapamadım. Çünkü sadece gezi işine 1200 dolar harcadım. Zaten saatlik aldığım ücret de çok az olunca haliyle öyle acayip bir para biriktiremedim.

Amerika Vatandaşlarının Work and Travel ile gelen öğrencilere davranışları nasıl?

Virginia Beach insanı bize karşı gayet hoşgörülü ve misafirperverdi. Öyle kötü bir tutum sergiyelen birisi olmadı. 

San Diego Camp

San Diego Camp

Gezmeye zaman buldun mu? Nerelere gittin?

Washington , New York city, Niagara Şelaleleri, Las Vegas, San Francisco, San Diego, Los Angeles olarak sayabilirim. Fakat ben Batı kısmını tur şirketiyle gezmiştim. Sizlere asla ve asla tavsiye etmiyorum. En çok beğendiğim yer Grand Canyon oldu zaten çocukluk hayalimdi. Grand Canyon’u görmeden ülkeye dönmeyin.

Yosemite Ulusal Parkı

Yosemite Ulusal Parkı

Bu program ve Amerika sana neler kattı?

Ben giderken iki hedef koymuştum bunlardan birincisi ingilizce konuşma pratiği yapmak ikincisi de gezebildiğin kadar gez. İkisini de gerçekleştirebildim diyebilirim. Fakat bana sorarsanız en az upper intermediate seviye ingilizceniz yoksa kesinlikle gitmenizi tavsiye etmem. En azından bu seviyede bir ingilizce bilginiz yoksa ingilizce pratik yapacağım diye gitmeyin. Çünkü umduğunuzu bulamayabilirsiniz.

Amerika’da gördüğün en ilginç şey ne oldu?

Bir Pazar günü dindar bir Hristiyan topluluğu sahilde bulunan insanları kendilerince uyarıyor vaaz veriyorlardı. Bu beni çok şaşırtmıştı. Böyle şeylerin bizim coğrafyamıza özgü olduğunu sanırdım… 

Amerika’da Yediğin en güzel yemek ve içecek

Harika bir peynirli makarna yedim tadı hala damağımda. Bu süreçten önce yemek yapmayı bilmezdim yemek yapmayı da öğrendim. Bunu da yeri gelmişken ekleyeyim.

W.A.T yapacaklara önerilerin nelerdir ?

W.A.T yapacaklara önerilerin nelerdir ?

Öncelikle oraya köle gibi çalışmaya gitmediklerini unutmasınlar. Para bir şekilde kazanılır bunu çok dert etmeyin. Öyle tuhaf davranışlar sergileyenler vardı ki adam para harcamamak için travelda su bile içmiyordu varın hesabını siz yapın. 

İkinci olarak arkadaşlar edinin. Siz bir şeyler soruduğunuzda yada konuşmaya çalıştığınızda aman nasıl karşılarlar ki diye düşünmeyin. 

Gezi olarak New York’u kesinlikle görün, müzeleri, Central Park’ı Times meydanını görmeden gelmeyin. Grand Canyon’a mutlaka gidin muhteşem bir doğa harikası. 

Ailenizi, arkadaşlarınızı, var ise sevgilinizi özleyeceksiniz fakat bu süre göz açıp kapayıncaya kadar hızlı bir şekilde geçecek siz orada özleme falan çok takılmadan W.A.T’ın tadını çıkarmaya bakın. 

Gidecek arkadaşlara iyi W.A.T’lar diliyorum. Yorum yazdığınız takdirde sorularınızı cevaplayacağım. 

web-sitesi-fiyatlari

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları