Avrupa medeniyetinin beşiği, Binlerce yıllık geçmişi olan, Zeus'un şehri Atina gezimi anlatıyorum, keyifli okumalar.

Rota Atina

22/01/2017 Pazar günü  İstanbul’dan yola çıktım öğleden sonra uçakla Atina’ya vardım. İner inmez metroya doğru yol aldım, metro bileti aldım 10 €, hava alanından şehre gidiş tek bileti 10€ imiş. Ama şehir içi sınırsız 1 günlük ulaşım 4,5 €, 5 günlük sınırsız bilet 9 €. Hava alanı 10€olması çok pahalı ve tuhaf bir uygulama neyse ki bizdeki gibi turnike yok, o yüzden bazen bedava binilebiliyor. Bazende istasyon çıkışında bekleyen görevliler bilet kontrolü yapıyor, ama nadiren.

Aşağıya uçaktan Atina’ya giderken çektiğim fotoğrafları ekledim, çok özenli değil ama idare eder fotoğraflar.

 

Atina'ya uçarken

Atina'ya uçarken

Atina Metrosu

Atina metrosu kırmızı, yeşil ve mavi hatlardan oluşuyor. Gelişmiş bir metro ağı var, 1 günlük sınırsız 4,5 € tutarında.

Bu da uçaktan inip metroyu ararken çektiğim fotoğrafım.

Otele varış ve Monastraki

Metro ile Monastraki istasyonuna gittim orada indim, Monastraki bir meydan ama küçük bir meydan, Atina’nın en merkezi yeri, Pathenon plaka gibi popüler yerlere çok yakın, Monastraki meydanında inme sebebime gelince orada otelimiz vardı, otelin adı Lotus Center. Otele varınca rezervasyonum olduğunu, iki kişilik oda tuttuğumuzu söyledim. Turgay'ın gelemediğini söyledim ama onlar Turgay'ın kredi kartı ve pasaport fotolarını email ile istediler. Turgay bunu tehlikeli buldu, göndermesi salıyı buldu. Konstantino bana odayı gösterdi, kesinlikle sigara içilmediğini, sigara için 3. Kattaki barı kullanabileceğimizi söyledi, tuvalete girince bizimkilerden farklı olduğunu gördüm, su fışkırtan yer yoktu klozette, Avrupalılar kıçını yıkamıyor, sadece siliyor, bu biraz tuhaf ve acılı sadece silince popo acışıyor bir süre sonra, bence yıkamak şart, hem oraya bir su püskürten delik yapmak o kadar zor değil.

Otelden çıkıp etrafı gezmeye çıktım, 3 € girişi olan sütunların olduğu, büyük bir girişi olan bir yer vardı o çok yakındı, yukarı doğru çıktım, yukarıda bir tepeden şehir ayaklarının altında , Pathenon denen yer vardı ama oraya çıkmaya üşendim çıkmadım. İnstagramdan fotoğraf attım güzel oldu.

 

Kısa bir tur ve yemek

Bunlarda monastraki ve çevresinden ilk fotoğraflarım, o gün çekmiştim, çok böyle pırıl pırıl yerler değil Atina genel olarak ama tarihi kültürel özellikleri çok fazla var, monastraki yakınlarında Ermou caddesi var, birçok mağazanın bulunduğu bir yer ama yine debir istiklal caddesiyle boy ölçüşemez, çokta aman aman süper bir yer değil, bir İstanbullu olarak dikkatimi cezbetmedi doğrusu.

Daha sonra o çevrede yan yana restoran ve kafelerin olduğu bir yere vardım, yemek yemeye karar verip içeri girdim, içer de İngilizce konuştum, domuz eti istemediğimi söyledim, tavuk kebap ve salata getirdiler, bir de yunan birası içtim, yemekleri yerken ilk tepkim çok lezzetli olduklarını düşünmek oldu, patates bile baya lezzetli idi, salata malzemeleri taze, peynir güzeldi, 17,5 € ödeyip, teşekkür edip ayrıldım.Aşağıda yemeğimin fotoğrafı var, gerçekten güzeldi.

 

Atina'da ilk akşam

Otele dönüp Turgay’ı aradım yarınmutlaka vize çıkar dedim, neyse 3. Katta sigara için oturdum, orada bir terasbar var, normal bir bar ama çok sakin pek gelen gideni yok gibi. Akşam tekrardolaşmaya çıktım, yakınlarda kafelerde oturdum, starbucksta kahve içtim,starbucksta greek coffee de var, ama her zaman yapmıyorlar bunu, geç saatolursa genelde yapmıyorlar. Biraz dolaştıktan sonra büfede bira fiyatlarınabaktım, yunan biraları 1,5 € civarında, almanca isimli 1€ olan biralarda vardı.  Savvas isimli restorana gittim ve orada tavukdürüm yedim 2,5 € idi fiyatı yanında bira içtim, garsonla konuşurken kulakmisafiri olan biri türkmüsün dedi, adam türkiyede bulunmuş ve kendisitavernalarda gitar çalan bir müzisyen, Arnavut kökenli bir Müslüman uzoiçiyordu, uzo rakının benzeri bir içki ben asla içmem ağır ve kötü kokuluçünkü, Eriko biraz Türkçe biliyor ama çok az, baya oturduk Erik’in çaldığı yeryakında bayraktaris isimli yer önünde döner yapılan içkili bir taverna. Gece 2gibi otele döndüm, yatağıma geçtim, kahve ücretsiz mini barda

Atina'da maceralar

Sabah 12 gibi uyandım, geç uyandığım için kahvaltıyı kaçırmıştım, Turgay’ı aradım henüz vize konusunda gelişme olmadığını söyledi. Çıkıp Miller food restoranda hamburger yedim kolaiçtim, baya dolaştım çok uzaklara gitmedim monastraki çevresinde bulundum dahaçok, moralli değildim çünkü yalnız olacağımı hesaba katmamıştım. Akropolis müzesine giderken, girişi sordum birine adam bana yardımcı olmak istedi, yunan, İzmir'i İstanbul'u bildiğini söyledi falan neyse beni barına davet etti, bara gittik Anna diye bir rus yanıma oturdu, şampanya içti benden 2 tane ben 1 bira içtim sonra huylandım kalkmak istedim, bana 91 € hesap kitlemeye kalktılar, orada beni oraya getiren adam kaybolmuştu, ben sadece 30€ verebileceğimi söyledim param yok dedim, hesabı alan barmen kız param olmadığına inanmadığını çünkü gözlerimi kaçırdığımı söyledi, bende gözlerine bakarak i haven’t any Money dedim. Sonra 20 dk civarı tartışmadan sonra oradan ayrıldım 35€ verdim. O gün etrafta dolaştım otobüs ile gezdim, uzak mahallelere gittim, tekrar Monastraki'ye döndüğümde saat 22 civarı idi, Erik'in çaldığı yere gittim ama hoşuma gitmedi içeri girmedim akşam canlı yunanca müzik olan bir yerde oturdum,gece 2 gibi otele gidip uyudum.

Sahil turu ve yeni insanlar

24/01/2017

Sabah 9 da kahvaltıya indim otelde, kahvaltı güzeldi, sonra dolaşmaya çıktım, Modern akropolis müzesine gittim, müzede heykeller vardı,Akropolis ’in geçmişi var maketlerde, kafesinde greek coffee içtim sonra otobüs ile sahile gittim, sahilde Konstantin’in heykeli vardı, etrafta foto çektim.

 

O gün sahilden tekrar şehre döndüm, kafe gibi küçük bir yerde omlet yedim, sonra yakınlarda kilise vardı onu gezdim yanlışlıkla 5€verdim, sonra Turgay vize çıktı diye aradı, yarın sabah 8 gibi otobüsle Atina’da olacağını söyledi, akşama kadar dolaştım, adamın biri Hadramis tapınağının orada kedilere balık veriyordu tanıştık, beni kahve içmeye davet etti, kötü bir şeyler olabilir diye korktum ama olmadı greek salad yedik sonra 100 € vermiştim geri 91€ verdiler, oradaki dövizciye sahte olup olmadığına baktırdım, hakikiymiş. Orada hediyelik eşyalar magnetler anahtarlıklar aldım, artık monastrakiye döndüm, akşama kadar kafelere takıldım, akşam yakında bir bara gittim ama sakindi içerisi, eğlence hayatı sönük geldi bana Atina’nın, sabah arkadaş gelecek gezeceğiz diye erkenden uyudum.

Arkadaşımla tarihi bölge gezileri

25/01/2017

Sabah 9 gibi Turgay aradı kahvaltı salonunda olduğunu söyledi bende gittim kahvaltı yaptık, domuz olmamasını istedim bir börek vardıtam ısırırken oradaki kız onda domuz eti var deyince bıraktım yemedim, sonragezmeye çıktık, akropolis açık hava müzesine gittik orayı gezdik 10ar€ verdik,orada çinli bir kızla tanıştım kızla beraber tepeye çıktık orada Zeus tapınağıfalan vardı. Çinli kızla sohbet ettik biraz Zeus’un oraya çıktık oradafotoğraflar çektik sonra şarjım azalınca aşağı indim, yemek yemeye gittik yakında bir yerde, garson 40lı yaşlarda Hristo isminde biriydi, 24 € luk 2 kişilik yemeği önce 22€ ya vereceğini kabul etti, yemeği yedikten sonra fiş kesilip getirilince fişte 24€ yazıyordu, Hristo 22€ dediğini inkar etti, ama olsun, Hristo fena adam değildi yani kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum

Lykavittos tepesi

Sonra Hadramis tapınağının kapalı olduğuna bakarken taksici bize cazip bir teklif yaptı, 20€ ile bizi Atina’nın en yüksek yerine sonra antik stadyuma oradan Monastraki ‘ye götüreceğini söyleyince biraz konuşmadan sonra kabul ettik. Lykavittos tepesine gittik, ege denizi ve Atina şehri manzarası gerçekten çok güzel, tarihi antik bölgeler buradan çok iyi görünüyor. Tepedeki kilisede fotoğraf çektik, tepeden etrafı fotoğrafladık, kahve içtik oradaki kafede sonra taksiye dönüp büyük stadyuma gittik fotoğraf çekip oradan da Monastraki ’ye döndük. Taksici Kostastakdirimizi kazandı gerçekten iyi bir adam izlenimi bıraktı sağ olsun.

 

Son gece

Turgay ile sonra Monastraki'ye döndük otele gittik 1 saat falan dinlenmeden sonra dışarı çıktık, pek eğlenceli geçmedi, oturacak eğlenecek yer beğenemedik, o akşam fırından simit aldım, şekerliside vardı lezzetli buldum, fazla dolaşmayıp birde otelin barına gidelim dedik 1,5 saat civarı orada oturduk, sonra odaya gidip uykuya daldı herkes.

İstanbul'a dönüş günü

26/01/2017

Sabah yine kahvaltı kaçmıştı 10 civarı çıktık odadan, hediyelik eşya almaya gittik, mağazada Alura ismindeki kadın çok kibar, iyi biriydi, gerçekten oradan memnun kaldım, sonra metro ile hava alanına gittik, bilet almadık 10€ ama gerek kalmadı, hava alanında kontrol eden olmadı, benim uçağım saat 19:05 te kalkacağı için baya bekledim,hava alanında tütün ve puro aldım duty free mağazasından, fiyatlar Türkiye'ye göre çok ucuz değil, çok az fark var, 1 karton Marlboroda 10 tl fark var, ben puro aldım birde elde sarma için tütün aldım, orada sigara içme odası vardı. Winston markası tarafından yapılmış olan, orada sigara içtim, kafede yemekyedim, Limonlu tavuk ve patates yemeği, 12 € civarında tuttu, Türkiye’ye göre çok çok pahalı oldu, ama denemiş olmak için birazda aç olduğum için yedim.Neyse artık dönme vakti gelmişti, Aegean hava yolları ile İstanbul’a uçtum, ve gezi bitti.

 

web-sitesi-fiyatlari

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları