Yüzyılların sorusu; kalp mi aşık olur yoksa beyin mi? Psikiyatri bilimi başta olmak üzere bütün insanlığın merak ettiği sorulardan birisi de bu oluyor…

AŞK… Tek bir kelime ve üç harften oluşan fakat uğruna birçok şeyin feda edildiği hatta biraz klişe olsa da uğruna savaşların verildiği bir duygu muharebesi… Sanatın içinde de bizi bolca karşılayan bu durum aslında birçok akıl ürününü yansıtır. Fakat bu sanatsallığın da duyguların eseri olduğu unutulmamalıdır. Peki hangisi aşkı kontrol ediyor? Beyin mi kalp mi? 

Aşkın Bilimsel Yanı

Şiirler, hikayeler ve romanlar hep aşkı kalbin işi olarak nitelendirse de aşkın bilimsel yanı hafife alınmamalıdır. Yapılan araştırmalar da bunu kanıtlar niteliktedir. Araştırmalara göre; aşık olmak sadece saniyenin 1/5’i sürede gerçekleşiyor. Ayrıca beyinde salgılanan birçok hormonun aşkın zihinsel temsilinde, etkili bir rol oynadığı ortaya konulmaktadır. Dopamin (kişiye kendini iyi hissettiren hormon), oksitosin (aşk hormonu, bebek emziren annelerle bebeğin arasındaki bağı kuvvetlendirdiği düşünülüyor), adrenalin ve vasopressin (bağlanma duygusu) gibi hormonların, beyin fonksiyonları üzerindeki etkileri gözlemlenmektedir.

Kalp ve Beyin Birbiriyle Bağlantılı

Araştırmacılara göre aslında ikisinin birbirinden bağımsız olduğunu söylemek, çok mümkün değildir. Çünkü kalp ve beyin arasında karmaşık bir ilişki vardır. Cevabın beyin olduğu konuşulsa da, kalbi de yabana atmamak gerekiyor. Kalpte hissedilen duygular, beynin bir yansımaması olarak bizleri karşılıyor. Bilim, yine de aşkın kontrolün de beyni ön planda tutuyor. Biz yine de kalbimize güvenmeye devam edelim…

web-sitesi-fiyatlari

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları